Jozef Teodor Konrad Nalecz Korzeniovski adıyla 3 Aralık'da Ukranya'nın Berditşev bölgesinde doğan Joseph Conrad, anne ve babasının sürgüne gönderilmesiyle birlikte çocukluk yıllarını Sibirya'da geçirdi. Aristokrasiye mensup bir aileden gelen ve yazarlıkla uğraşan babası, Çarlık yönetimine karşı 1863 ayaklanmasına katılmış ve bu nedenle de Sibirya'nın Wologda kentine sürülmüştü. Baba Korzeniovski'nin peşinden giden tüm aile bir süre sonra Krakov'a geçti.
12 yaşına geldiğinde annesini ve babasını kaybeden Conrad, Krakov'da yaşayan akrabalarının yanına yerleşmek zorunda kaldı. İngiliz edebiyatına karşı duyduğu merak da bu yıllarda başladı. Dört yıl sonra bir Fransız gemisine tayfa olarak yazıldı. Denizcilik yaşamına 1878'de İngiliz ticaret gemisinde devam eden Conrad, 1884'de İngiliz vatandaşlığına geçerek ticaret filosunda subaylığa kadar yükseldi. 1894'te görevinden istifa ederek İngiltere'de Joseph Conrad adını alarak sadece yazıyla ilgilenmeye başladı.
Joseph Conrad, yazmaya kaptanlık döneminde başladı. "Almayer'in Çılgınlığı" adını taşıyan ilk romanının taslaklarını 1874 yılında Galsworthy'e gösterdi. Yazar ve yaşamöykücü R. Garnett'in tavsiyesiyle yazın faliyetini geliştiren Conrad, İngiliz edebiyatında yeni-romantik dönemin temsilcileri arasında yer almasıyla dünya edebiyatında hatrı sayılır bir yer edinmiştir. Almayer'in Çılgınlığı ve Ada Kaçkını adlı romanlarında Kongo ve Malaya Adaları'nda edindiği izlenimleri ve başından geçenleri anlatmıştır. Bu yapıtlarının ana teması toplumda izole edilmiş ve hayatlarına bir anlam kazandıramamış insanlardır. Bu nedenle kahramanlar başta disiplin ve sadakat olmak üzere insani ve ahlaki değerlerini ancak medeniyetten uzakta tek başına kendilerini kanıtlamak zorundadır. Conrad'ın ilk döneminde yazdığı bu eserlerin arasında en önemli sıraya oturan Lord Jim'de denizciler dünyasında geçen psikolojik olayları anlatır. Kahramanlık hülyalarıyla yaşayan genç subay Jim, kendini kanıtlama denemesinde başarısız olup gözden düşünce, küçük bir adada inzivaya çekilir ve kendine güvenmeyi öğrenir.
Lord Jim'in yayınlanmasından sonraki yıllarda eserlerinde Britanya sömürgeciliğini anlatır ve Batı kültürü ile diğer kültürleri kıyaslama yoluna gider. Karanlığın Yüreği adlı romanında bu eleştirilerini tam anlamıyla su yüzüne çıkarmıştır. Sembolizmin etkilerini taşıyan bu eserinde kullandığı imalı dil, romanın konusundan çok daha fazla ilgi çekmiştir. Lord Jim'de olduğu gibi Karanlığın Yüreği'nde de bir denizcinin başından geçenler anlatılır. Romanın kahramanı Kaptan Marlow, gözünü korkutan balta girmemiş ormanların ortasından geçen Kongo ırmağının aşarak bir yolculuk gerçekleştirir ki bu aynı zamanda kendi bilinci içine yaptığı seyahatin sembolü haline gelir.
Joseph Conrad'ın toplumsal eleştirel başyapıtlarından biri sayılan "Nostromo: Deniz Kıyısında Bir Öykü" adlı romanda ise hayali bir Güney Amerika devletindeki rüşvetçi kapitalist toplumu, psikolojik tasvirlerle gözler önüne serer. Kahramanlarının sözde siyasi ya da ahlaksak ideallerinin maskesini düşürerek bunları her hareketin dürtüsü olan salt materyalizme ve kendini beğenmişliğe bağlar. Nostromo'da daha önceki romanlarında olduğu gibi Viktorya dönemi roman geleneğinden kullanmayan Conrad, öznel bir anlatıcının yanı sıra, sürekli değişen perspektifler ve araya serpiştirilmiş pasajlar. Bunun dışında bilinç akım tekniğini ve geriye dönüşler kullanarak klasik kronolojik yapıyı da kırdı. Yazdığı Gizli Ajan adlı romanıyla psikolojik gerilim türünü deneyen yazarın bu eseri ölümünden 12 yıl sonra, yani 1936'da ünlü yönetmen Alfred Hitchcock tarafından filme alındı.
Yapıtları Charles Dickens ve R. Browning'in eleştirel gerçekçi tarzını sürdürmekle birlikte H. James'in öznel idealist psikolojik 'bilinç akımı' tekniği özelliklerini de göstermektedir. Bu arada gerilimli anlatım tarzıyla W.W. Collins ile R.L. Stevenson'un izini sürmüştür.Conrad'ın karmaşık yapıya sahip öykü yapısı içinde genç insanların mükemmel çizilmiş dış dünya manzarası içindeki serüvenleri verilir. Ruhi acıları gözleyişi yeni bir anlatım tarzıyla yazmasına neden olmuştur. Burada eylem kahramanın kafasının içine yerleştirilir, öykü ise birbirine geçmiş, çoşkusal ve düşünsel çağrışımlar dizisine dönüşür.
Aralarında Batı'nın Gözleri de olmak üzere Batı'nın dünyanın süper gücü olma çabalarını konu eden yapıtlarının yanında, Zafer adlı romanında da olduğu gibi egzotik yerleri konu edinmiştir. Bu eserlerinde, yazın serüveninin ilk döneminde görünen karmaşıklığın yerini basit karakter tasvirlerine bıraktığı görülür.
Hayatının büyük bölümünde parasal sorunlarla karşı karşıya kalan Joseph Conrad, geç gelen başarısı sayesinde mütevazi bir varlık sahibi olmuştur. 3 Ağustos 1924 tarihinde Bishopsbour'da ölen Conrad, Hayat ve Edebiyat Notları adlı otobiyografik çalışmasında yaşamıyla ilgili oldukça detaylı bilgi sunmaktadır.
Eserleri
Romanları: Almayer'in Çılgınlığı (Almayer's Folly, 1895), Ada Kaçkını (An Outcast of the Island 1896), Lord Jim (1900), Karanlığın Yüreği (Heard of Darkness), Tayfun (Typhoon, 1903), Romance (1903), Nostromo. Deniz Kıyısında Bir Öykü (A Tale of the 1904), Gizli Ajan (The Secret Agent 1907), Batının Gözleriyle (Under Western Eyes 1911), Chance (1913), Zafer (Victory 1915), The Shadow-Line: A Confession (1917), The Arrow of Gold (1919), The Rescue (1920), The Rover (1923), The Nature of a Crime (1924)
Hikayeleri: Youth: A Narrative (1898), Heart of Darkness (1902), The End of the Tether (1902), Typhoon and Other Stories (1903), A Set of Six (1908), Twixt Land and Sea (1912), Within the Tides (1915), Tales of Hearsay (1925)
Diğer Kitapları: A Personal Record (1912), Notes on My Books (1921), Last Essays (1926)
12 yaşına geldiğinde annesini ve babasını kaybeden Conrad, Krakov'da yaşayan akrabalarının yanına yerleşmek zorunda kaldı. İngiliz edebiyatına karşı duyduğu merak da bu yıllarda başladı. Dört yıl sonra bir Fransız gemisine tayfa olarak yazıldı. Denizcilik yaşamına 1878'de İngiliz ticaret gemisinde devam eden Conrad, 1884'de İngiliz vatandaşlığına geçerek ticaret filosunda subaylığa kadar yükseldi. 1894'te görevinden istifa ederek İngiltere'de Joseph Conrad adını alarak sadece yazıyla ilgilenmeye başladı.
Joseph Conrad, yazmaya kaptanlık döneminde başladı. "Almayer'in Çılgınlığı" adını taşıyan ilk romanının taslaklarını 1874 yılında Galsworthy'e gösterdi. Yazar ve yaşamöykücü R. Garnett'in tavsiyesiyle yazın faliyetini geliştiren Conrad, İngiliz edebiyatında yeni-romantik dönemin temsilcileri arasında yer almasıyla dünya edebiyatında hatrı sayılır bir yer edinmiştir. Almayer'in Çılgınlığı ve Ada Kaçkını adlı romanlarında Kongo ve Malaya Adaları'nda edindiği izlenimleri ve başından geçenleri anlatmıştır. Bu yapıtlarının ana teması toplumda izole edilmiş ve hayatlarına bir anlam kazandıramamış insanlardır. Bu nedenle kahramanlar başta disiplin ve sadakat olmak üzere insani ve ahlaki değerlerini ancak medeniyetten uzakta tek başına kendilerini kanıtlamak zorundadır. Conrad'ın ilk döneminde yazdığı bu eserlerin arasında en önemli sıraya oturan Lord Jim'de denizciler dünyasında geçen psikolojik olayları anlatır. Kahramanlık hülyalarıyla yaşayan genç subay Jim, kendini kanıtlama denemesinde başarısız olup gözden düşünce, küçük bir adada inzivaya çekilir ve kendine güvenmeyi öğrenir.
Lord Jim'in yayınlanmasından sonraki yıllarda eserlerinde Britanya sömürgeciliğini anlatır ve Batı kültürü ile diğer kültürleri kıyaslama yoluna gider. Karanlığın Yüreği adlı romanında bu eleştirilerini tam anlamıyla su yüzüne çıkarmıştır. Sembolizmin etkilerini taşıyan bu eserinde kullandığı imalı dil, romanın konusundan çok daha fazla ilgi çekmiştir. Lord Jim'de olduğu gibi Karanlığın Yüreği'nde de bir denizcinin başından geçenler anlatılır. Romanın kahramanı Kaptan Marlow, gözünü korkutan balta girmemiş ormanların ortasından geçen Kongo ırmağının aşarak bir yolculuk gerçekleştirir ki bu aynı zamanda kendi bilinci içine yaptığı seyahatin sembolü haline gelir.
Joseph Conrad'ın toplumsal eleştirel başyapıtlarından biri sayılan "Nostromo: Deniz Kıyısında Bir Öykü" adlı romanda ise hayali bir Güney Amerika devletindeki rüşvetçi kapitalist toplumu, psikolojik tasvirlerle gözler önüne serer. Kahramanlarının sözde siyasi ya da ahlaksak ideallerinin maskesini düşürerek bunları her hareketin dürtüsü olan salt materyalizme ve kendini beğenmişliğe bağlar. Nostromo'da daha önceki romanlarında olduğu gibi Viktorya dönemi roman geleneğinden kullanmayan Conrad, öznel bir anlatıcının yanı sıra, sürekli değişen perspektifler ve araya serpiştirilmiş pasajlar. Bunun dışında bilinç akım tekniğini ve geriye dönüşler kullanarak klasik kronolojik yapıyı da kırdı. Yazdığı Gizli Ajan adlı romanıyla psikolojik gerilim türünü deneyen yazarın bu eseri ölümünden 12 yıl sonra, yani 1936'da ünlü yönetmen Alfred Hitchcock tarafından filme alındı.
Yapıtları Charles Dickens ve R. Browning'in eleştirel gerçekçi tarzını sürdürmekle birlikte H. James'in öznel idealist psikolojik 'bilinç akımı' tekniği özelliklerini de göstermektedir. Bu arada gerilimli anlatım tarzıyla W.W. Collins ile R.L. Stevenson'un izini sürmüştür.Conrad'ın karmaşık yapıya sahip öykü yapısı içinde genç insanların mükemmel çizilmiş dış dünya manzarası içindeki serüvenleri verilir. Ruhi acıları gözleyişi yeni bir anlatım tarzıyla yazmasına neden olmuştur. Burada eylem kahramanın kafasının içine yerleştirilir, öykü ise birbirine geçmiş, çoşkusal ve düşünsel çağrışımlar dizisine dönüşür.
Aralarında Batı'nın Gözleri de olmak üzere Batı'nın dünyanın süper gücü olma çabalarını konu eden yapıtlarının yanında, Zafer adlı romanında da olduğu gibi egzotik yerleri konu edinmiştir. Bu eserlerinde, yazın serüveninin ilk döneminde görünen karmaşıklığın yerini basit karakter tasvirlerine bıraktığı görülür.
Hayatının büyük bölümünde parasal sorunlarla karşı karşıya kalan Joseph Conrad, geç gelen başarısı sayesinde mütevazi bir varlık sahibi olmuştur. 3 Ağustos 1924 tarihinde Bishopsbour'da ölen Conrad, Hayat ve Edebiyat Notları adlı otobiyografik çalışmasında yaşamıyla ilgili oldukça detaylı bilgi sunmaktadır.
Eserleri
Romanları: Almayer'in Çılgınlığı (Almayer's Folly, 1895), Ada Kaçkını (An Outcast of the Island 1896), Lord Jim (1900), Karanlığın Yüreği (Heard of Darkness), Tayfun (Typhoon, 1903), Romance (1903), Nostromo. Deniz Kıyısında Bir Öykü (A Tale of the 1904), Gizli Ajan (The Secret Agent 1907), Batının Gözleriyle (Under Western Eyes 1911), Chance (1913), Zafer (Victory 1915), The Shadow-Line: A Confession (1917), The Arrow of Gold (1919), The Rescue (1920), The Rover (1923), The Nature of a Crime (1924)
Hikayeleri: Youth: A Narrative (1898), Heart of Darkness (1902), The End of the Tether (1902), Typhoon and Other Stories (1903), A Set of Six (1908), Twixt Land and Sea (1912), Within the Tides (1915), Tales of Hearsay (1925)
Diğer Kitapları: A Personal Record (1912), Notes on My Books (1921), Last Essays (1926)